
‘OYUN’CU OLMAK
Oyun oynamak her yaştan, herkesin mutlaka deneyimlediği bir şeydir. Belki mahallede sek sek oynamışsınızdır, belki legoları üst üste koyup kule yapmışsınızdır. Ya da tencereleri ters çevirip kepçeyle vurup konser vermişsinizdir. Tüm bunlar bizim oyunlarımız, farklı oynama şekillerimizdir. Çocuk için ise oyun çok elzemdir. Güvenli bağlanmanın oluşmasını sağlayan oyun fizyolojik ihtiyaçlar kadar gerekli ve özbakım ihtiyaçlarının karşılanması kadar önemlidir. Oyun çocuğa yaşamı deneyimleme fırsatı sunduğu gibi, öğrenme ve gelişmeyi de sağlar. Aynı zamanda bir iletişim aracıdır. Çocuk, oyun aracılığıyla iletişime geçer, duygu ve düşüncelerini ifade eder.
Nasıl İyi Bir Oyuncu Olurum?
Birçok anne ve baba çocuğuyla keyifli ve verimli bir zaman geçirmek için özellikle çaba harcar. Burada kendimize şu soruyu sormalıyız: ‘‘Çocuğumla yaptığım bu etkinlikte onunla iletişim ve etkileşim halinde miyim?’’. Kaliteli zaman geçirmek yan yana bir film izlemek ya da çocuğunuzu bir top havuzuna bırakmak değildir. İletişimde olduğunuz, karşılıklı etkileşimli bir süreç en keyifli ve en verimli olanıdır. Bu nedenle dahil olduğunuz ya da olmadığınız durumları net görebilmek gerekir. Yan yana film izlemek etkileşimli bir aktivite değildir. Ama bunu değiştirebilirsiniz; öncesinde birlikte mısır patlatıp, sonrasında film ile ilgili sohbet etmek film izleme faaliyetini etkileşimli ve verimli bir ebeveyn-çocuk etkinliğine dönüştürür. Oyun oynamak ise başlı başına bir meziyet ister, yetişkinlerin uyması gereken birçok kural vardır. Bu kuralların ilki ve en önemlisinden başlamak istiyorum. EĞLENMEK!
1.EĞLENCENİN TADINI ÇIKARIN!
Oyun keyif verici bir aktivitedir. Çocuğunuzla zorlama bir şekilde oyun oynamak ne size ne de çocuğunuza keyif verir hatta bu durum aranızdaki güven ve sevgi bağını da zedeleyebilir.
2.OYUN İÇİN ZAMAN AYIRIN!
Siz televizyon izlerken çocuğunuzun elinde çay takımlarıyla yanınıza geldiğini düşünelim. Siz de bir yandan diziyi kaçırmak istemiyorsunuz bir yandan çay partisine katılıp çocuğunuza eşlik ediyorsunuz. Sizce çocuğunuz bu anıları nasıl hatırlayacak? Şöyle bir revize edelim varsayımı. Hazırladığınız bir sunum var ve bu sunumu müdürünüze sunmak üzere toplantı odasında buluştunuz. Müdürünüz bir yandan sizi dinliyor bir yandan da sürekli telefonuna bakıp gelen mesajlarını cevaplıyor. Nasıl hissedersiniz? Değersiz, başarısız belki de beklenilen saygıyı görememiş olmanın kızgınlığı ve kırgınlığı… Dizi izlemek yerine evden çalışan biri de olabilirsiniz. İşinizle ilgilendiğiniz sırada sizinle oyun oynamak isteyen çocuğunuza işlerinizi bitirdiğinizde zaman ayırabilirsiniz. Ertelemek burada sorun olmayacaktır. Önemli olan günün sonunda verdiğiniz sözü tutarak ona zaman ayırdığınızı göstermektir.
3.ÖĞRETMEN OLMAYIN!
Çocukların evde bir öğretmene değil anne babaya ihtiyacı vardır. Didaktik kaygılardan uzak durun. Sürekli öğretme çabasında olduğunuzda oyunlar eğlencesini kaybedecektir. Unutmayın, öğrenme güvenli ve sağlıklı iletişimin gerçekleştiği, oyunun olduğu ortamda kendiliğinden gelişecektir.
4.KULLANIM KILAVUZLARINI KENARA BIRAKIN!
Yapboz, maket, lego gibi tak çıkar oyuncakların genel bir kullanımı vardır. Üst üste yan yana yerleştirilir ve istenen şekil ortaya çıkar. Çocuklar bu tarz oyuncaklardan da keyif alırlar elbette ama küçük yaşlarda bu talimatlara göre ilerlemeyi sevmezler. Bu tarz oyunlarda ‘Dur, onun yeri orası değil’, ‘Yanlış yaptın, şöyle yapmalısın’ gibi yönlendirmelerden uzak durun. Çocukların hayal gücü ve yaratıcılığını körelten bu davranışlar sanılanın aksine öğretici olmaktan çok uzaktır. Bu durum sadece kullanımı belli olan oyuncaklar için değil oyun çocuğun oyun için kullandığı her materyalde geçerlidir. Bu bir tencere ya da koltuk minderi de olabilir. Çocuğunuza tehlike yaratmayacak her türlü materyal, oyunda istendiği, hayal edildiği gibi kullanılabilir.
5.OYUNDAKİ LİDER ÇOCUKTUR!
Biz yetişkinler bazen oyuna kendimizi kaptırabiliyoruz. ‘’Bunun neresi kötü olabilir?’’ diye düşünebilirsiniz. Haklısınız bu aslında güzel ve istediğimiz bir davranıştır. Ama bazen çocuğumuzla oyun için oturduğumuzda, oyunu çocuğumuzun değil bizim yönettiğimiz zamanlar olabiliyor. Oyuncaklar arasında evcilik takımlarını görüyoruz, hemen bir çay partisi düzenlemeye çalışıyoruz. Ya da birlikte kurduğumuz bir otoyolda, kullandığımız araba eve doğru yola çıkıyor. Halbuki diğer arabalarla birlikte bir yarışa katılması gerekirken. Oyunun lideri çocuğunuzdur. Bu yönlendirmelerin aşırıya kaçması çocuğunuzun sizinle oyun oynama isteğini azaltacaktır. Lidere ayak uydurun ve eğlencenin tadını çıkarın!
Oyunun çocuğunuzun gelişimine etkilerini öğrenmek için ;
OYUNUN ÇOCUĞUN GELİŞİMİNE ETKİLERİ – Evrim Kara
Etiket:çocuk oyunları, ebeveyn olmak, oyun, oyun oynamak



