
HELİKOPTER EBEVEYNLİK
Çocuğunuza davranışlarınız onun karakterini şekillendiren bir olgudur. Bu nedenle yetiştirme modelinizde tutarlı ve istikrarlı olmanız çok önemlidir. Güvene dayalı ve kuralların ortak alındığı sevgi dolu bir aile ortamı sağlıklı bir bireyin gelişimi için gereklidir. Fakat her zaman güvene dayalı, demokratik bir anne baba tutumuyla karşılaşamayabiliriz. Literatüre geçen birbirinden farklı anne baba tutumu bulunmaktadır. Bu yazıda, bu tutumlardan biri olan, Helikopter Ebeveynlik’ten bahsedeceğim.
Helikopter Ebeveynlik, adını helikopterin pervanesinden alıyor desek yanılmış olmayız. Bir çocuğun ‘Annem bir helikopter gibi sürekli başımda dönüyor’ sözüyle literatüre bu şekilde yansımıştır. Helikopter Ebeveynlik, sürekli çocuğun etrafında dönen, aşırı ilgili, aşırı korumacı bir ebeveynlik tutumu olarak karşımıza çıkar. Bu tutumda ebeveyn, çocuğun sorumluluk almasına izin vermez, çocuğu yerine kararlar alır ve onun yerine sorunlarını çözer. Çocuğun bağımsız hareket etmesini engelleyen bu tutum, ebeveynlerin çocukları için en iyisini isteme kaygısıyla ortaya çıkar. Bu tutuma sahip anne babalar, kendilerine göre, çocuğu için en iyisini seçer, kontrol eder, uygun ortamı hazırlar; burada çok fazla müdahale ile karşılaşırız.
Bu tutumu benimseyen anne babalar, okul başarısına çok önem verirler; ödevler ve notlar konusunda baskı ve stres yaratarak başarı odaklı hareket ederler. Bu tutum, çocuğun duygularını yok sayan bir tutumdur. Bu nedenle çocuk, duygularını tanıyıp, ifade edemeyebilir. Duyguları tanıma, ifade etme ve kabullenme, bireyin yaşamı boyunca çok önemli bir yere sahiptir. Duygu regülasyonu olmayan çocuklar, stres ya da kaygı yaratan bir durumla karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilemezler; bu nedenle stres ve kaygı yaratan bir durumla karşılaştığında, ağlayarak, öfkelenerek ya da içe kapanarak tepki verebilirler.
Helikopter Ebeveynle yetişen çocuklarda sorun çözme, stres ve kaygıyla başa çıkma becerilerinin gelişimi desteklenmez aksine engellenir. Başarma ve başarısızlık kaygısıyla yetişen bu çocuklar, öz güven eksikliği yaşayabilir; bununla birlikte çeşitli davranış problemleri ortaya çıkabilir. Aşırı mükemmeliyetçi olan ebeveynler, çocuklarının doğru kararlar alamayacağını düşündükleri için çocukları adına alınacak kararları kendileri alırlar. Ve hatta çocuğun yapması gerektiği şeyleri onun yerine ‘daha iyi(!)’ yaparlar. Örneğin, çocuk bağımsız yemek yiyebilecek yaşta olmasına rağmen yemeğini yedirebilir, giysilerini onun yerine seçip giydirebilirler. Okul ödevlerinde, iyi bir iş çıkarmak için, çocuğun yerine yapabilirler. Bu durumlarda herhangi bir sorun yaşandığı zaman genellikle birini suçlayan ebeveynler, çocukları dışında bireyleri suçlama eğilimi gösterirler. Suçlanan kişi okuldaki öğretmen ya da konuyla doğrudan bağlantısı olmayan biri bile olabilir. Aynı zamanda aşırı ilgili olan bu ebeveynler, çocuklarına karşı sürekli bir hizmet halinde olurlar. Bu durum çocuklarda sorumluluk alma becerisinin gelişimini engelleyen en önemli etkendir.
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi’nde yayımlanan, Hasan Yılmaz’ın; İyi Ebeveyn, çocuğu için her zaman her şeyi yapan ebeveyn değildir: Algılanan Helikopter Ebeveyn Tutum Ölçeği (AHETÖ) Geliştirme Çalışması adlı makalesinde yer alan Helikopter Ebeveyn Tutum Ölçeği bu konuda oldukça önemli bir çalışma olmuştur. Makalede yer alan ölçek maddelerini incelediğimizde, helikopter ebeveynlerin; müdahaleci, duygulardan çok başarı odaklı, aşırı kontrolcü, aşırı kaygılı ve mükemmeliyetçi özellikleri olduğunu görüyoruz. Ev dışında bulunan mekanlarda sürekli el tutma, çocuğun yaş ve gelişim seviyesine uygun becerilerde bile yardım etme ya da onun yerine yapma, öğretmenle çok sık görüşme, sürekli öğütler verme; bu tutumu benimseyen ebeveynlerin sıkça yaptığı davranışlar olarak karşımıza çıkıyor. Bunlarla birlikte, çocuğun giysi ve eşyalarını sürekli kontrol etme, kötü alışkanlıklar edineceğinden çok fazla endişelenme, arkadaşlık yapacağı kişilere müdahale etme ya da kısıtlama da bu ebeveynlerde görebileceğimiz diğer davranışlardandır.
Çocuk yetiştirme konusunda kaygılı olmak hatta ne yapacağını bilememek çok normal bir duygudur. Fakat kaygı düzeyinizin fazla olması çocuğunuzu kısıtlayarak, aşırı korumacı bir tutum sergilemenize sebep olabilir. Bu tutum çocuğunuzun benlik algısını düşürerek, çocuğunuzun mutsuz olmasına neden olacaktır. Sevgiyi gösteren, duygu düşüncelerin rahatça ifade edilebileceği bir iletişim şekli çocuk yetiştirme konusunda sizi rehberlik edecek iki anahtar cümle olmalıdır.
‘Eğer çocuğun ”başkalarına ait fikirlerin kurbanı” olmasını istemiyorsak, onu ”tüm fikirleri, hatta yetişkinlerin fikirlerini bile sorgulayacak” biçimde yetiştirmemiz gereklidir’ der, Koşulsuz Ebeveynlik’in yazarı Alfie KOHN. Çocuklarınızı hayata hazırlamak için yapabileceğiniz en iyi şey onlara fırsat vermektir. Deneyimlemesine, hata yapmasına izin verin. Deneyimler, hayatı öğrenmek için tüm derslerden daha etkili olacaktır.



