
BEBEĞİMLE NASIL BAĞLANDIK? GÜVENLİ Mİ? KAYGILI MI?
Son zamanlarda her konunun dönüp dolaşıp geldiği, ‘Sen emzirdin mi? Emzirmediysen çocuğun ilerde sigaraya başlıyormuş!’ gibi vizyon sahibi(!) yorum ve soruların havada gezindiği bir konu oldu Güvenli Bağlanma. Nedir peki bu güvenli bağlanma? Emzirilmeyen çocuklar sigaraya başlar mı? Emzirmeyle, sarılmayla, uyutmayla bağlanmanın ne alakası var? Tüm bu soruların cevaplarını bu yazıda birlikte tartışalım istiyorum.
Bağlanma; bireyin yakın ilişkiler kurma yönelimi olarak tanımlanabilir. Dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren anne-babamıza ya da bakım verenimize karşı bir bağ oluştururuz. Kaygı ve stres durumlarında güvenli bağ kurduğumuz kişilerin yanında güvende hissederiz. Bu yakınlık arama ve sürdürme 8-12. hafta ve 6. ay arasında gelişmeye başlar. Fakat bağlanmanın oluşumu için kritik dönem olarak 0-3 yaş aralığını gösterebiliriz. Bu bağlanmanın güvenli bir bağlanma mı yoksa kaygılı bir bağlanma mı olacağı bebek ve bakım vereninin etkileşimleriyle şekillenir. Güvenli bir bağlanmanın gelişebilmesi için bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının iyi ve yeterli seviyede karşılanması gerekmektedir. İngiliz psikolog John Bowlby ve Amerikalı-Kanadalı psikolog Mary Ainsworth tarafından geliştirilen bu teoride temel nokta anne/baba veya bakım veren tarafından bebeğe yaklaşım, bebeğin; çocukluk, ergenlik ve hatta yetişkinlik hayatında kuracağı ilişkileri etkilediği yönündedir. Bağlanmayı incelerken 4 farklı bağlanma stilinden söz edilir;
- Güvenli Bağlanma
- Kaygılı-Güvensiz Bağlanma
- Kaçıngan-Güvensiz Bağlanma
- Karmaşık-Güvensiz Bağlanma
Güvenli bağlanmayı sağlamak için dört önemli unsur vardır. Bunlardan ilki, temas. Çoğunlukla bebek doğduğun günden itibaren bu temas sağlanıyor. Kucağa alınıyor, yıkanıyor, sallanıyor, uyutuluyor… Fakat temaslar şefkat dolu olmalıdır. Bebek sert, gergin ve soğuk havayı fark edebilmektedir. Anlayışlı, sevgi dolu ve narin dokunuşlar sergilendiğinde bebek kendini güvende hisseder. Gün içinde herhangi bir şeye sinirlenmiş, gerilmiş olabilirsiniz bu etki üzerinizdeyken bebeğinizi kucağınıza almayı erteleyebilirsiniz. Biraz nefes alıp sakinleştikten sonra kucağınıza almanız daha yararlı olacaktır. Bir diğer unsur ses tonu. Bebeğiniz dokunuşlarınızın şefkat dolu olup olmadığını nasıl anlıyorsa ses tonunuzu da bu şekilde ayırt edebilir. Henüz konuşmuyor, söylediğiniz kelimeleri anlamıyor olabilir fakat ses tonu bunu anlamak için çok etkili bir araçtır. Gergin, sert bir ses tonundan ziyade yumuşak ve anlayışlı bir ses tonu kullanmaya dikkat etmelisiniz. Konuşurken kullanılan jest ve mimikler de güvenli bağlanma ve bebeğinizin zihinsel gelişimi için oldukça önemlidir. Jest ve mimik kullanmak bebeğinize duygularınızı anlatmak için mükemmel bir araçtır. Bununla ilgili yapılan bir deneyi izlerseniz demek istediğimi çok net bir şekilde görebileceksiniz.
Deney videosunu izlemek için; https://www.instagram.com/tv/CWQNM9OvmcG/
Ve elbette son olarak, göz teması. Bebeğinizle konuşurken onunla göz teması kurarken sevgi dolu baktığınızda bebeğiniz güvende ve mutlu hisseder. Göz teması, önemsediğimizin simgelerinden biridir.
Bebeğimle aramdaki bağ güvenli bir bağlanma mı? Bunu anlamak için güvenli bağlanma belirtilerini inceleyebilirsiniz. Bu belirtilere Ainsworth ve arkadaşlarının yaptıkları bir diğer deney sonucunda ulaşıyoruz. Bu deneyde anne, bebeğiyle birlikte oyuncak dolu bir odaya giriyor. Odada bir yabancı daha bulunuyor. Daha sonra anne bebeğe hiçbir şey demeden odadan ayrılıyor ve bebek yabancıyla baş başa kalıyor. Bu durumda bebek sizce nasıl tepki verir? İşte tam da bu, yani bebeğin verdiği tepki, bebeğin bağlanma stilini gösteriyor. Güvenli bağlanma gösteren bebekler anne/babasının ya da bakım vereninin yokluğunda ağlayarak onu arayarak tepki verir. Ve anne/baba ya da bakım veren geri geldiğinde rahatlayarak sakinleşir. Bebeğinizin yanından ayrıldığınızda ve geri döndüğünüzde nasıl tepki veriyor?
Deneyin tamamını izlemek için; https://www.instagram.com/p/CYomMqboBOA/
Yazının başında değindiğim bağlanma ve sigara içme ilişkisi psikanalizin kurucusu Freud’un ‘alışkanlıkların kaynağı çocukluğumuzda’ düşüncesinden ortaya çıkıyor. Oral dönemde yani 0-1 yaş aralığında sorun yaşandığında ileride yine oral yollarla ilgili takıntılar geliştireceğini öne sürüyor bu yaklaşımında. Oral dönemde bebeğin keşif aracı, ağız, dudaklar ve dildir. Bu keşif araçları sadece beslenmeyi sağlamaz aynı zamanda güvenli bir bağlanmayı kurmada çok önemli bir yeri vardır. Bu ilişkinin kurulması konusunda yaşanan sıkıntılar sonucunda; tırnak yeme, sigara ve alkol kullanımı, aşırı yemek yeme, parmak emme gibi oral yolla tatmin edici davranışlar ortaya çıkabileceği söylenmiştir.
Güvenli bağlanmanın sağlanması için, bebeğinize sevginizi göstermeniz gerekir. Güvenli bağlanma gösteren çocuklar, bağımsız bir birey olma konusunda daha başarılıdır. Öz benlik saygıları daha yüksek olan bu çocukların empati yetenekleri gelişmiştir. Ve yetişkin yaşamlarında olumlu ilişkiler kurmaya meyilli hareket ederler. Duygularını daha iyi tanıyan ve ifade eden bireyler oldukları için, kurulan ilişkiler daha sağlıklı ilişkilerdir. Güvenli bağlanmanın, çok fark edilmeyen yararlarından biri, çocuğunuzu tehlikelerden korumasıdır. Güvenli bağlanan çocuklar, kaygı ve stres yaşadıkları durumlarda anne/baba ya da bakım vereninden yardım alabileceğini, yaşadığı olumsuz duygu ve durumları paylaşabileceğini bilir. Bu güvenin oluşması, özellikle ergenlik döneminde görülen kriz durumlarını engeller.
Güvenli bağlanma, özetle çocuğunuzu anladığınızı, onu her koşulda sevip desteklediğinizi gösterir. Çocuğunuz bunu bildiğinde ilişkileriniz daha olumlu ilerleyecektir. Unutmayın, sevgi her şeyin ilacıdır. Sevginizi göstermekten, çocuğunuza gülümsemekten kaçınmayın.
Bir sonraki yazımda BAĞLANMA OYUNLARI’nı paylaşacağım takipte kalın!
Etiket:anne, bebek, emzirme, güvenli bağlanma



