
MASAL DİNLEYEN ÇOCUKLAR DAHA İYİ KONUŞUYOR!
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, buradan çok uzak ülkelerin birinde, güzel taştan bir evde küçük bir çocuk yaşarmış. Bu küçük çocuk hoplamayı-zıplamayı, sıçrayıp-atlamayı, koşup-yuvarlanmayı çok sever, yaşadığı bu uzak diyarda çok eğlenirmiş. Çok sevgi dolu olan bu çocuk; ailesini, arkadaşlarını, evini ve ülkesini çok severmiş. Bu ülke çok özel bir ülkeymiş, burada herkes birbirine saygıyla yaklaşır, sevgiyle yardım edermiş. Bu ülkeyi özel yapan ise bu ülkenin anne ve babalarıymış. Bu özel anne babalar her gece yatmadan önce çocuklarının başlarına oturur, saçlarını okşayarak birbirinden güzel, birbirinden farklı masallar anlatırlarmış. Çocuklar bu masalları dinlerken farklı diyarlara yolculuk ederlermiş. Bu yolculukları bazen uçan bir halıyla bazen dört nala koşan bir atın üstünde yaparlarmış. Bazen devlerin diyarına bazen minik cücelerin evlerine misafir olurlarmış. Bazen hüzünlenip, bazen şaşır ve bazen de endişelenirlermiş bu yolculuklarda, misafir oldukları evlerde. Ama en sonunda hep mutlu sona ulaşırlarmış. Bu yolculuklar sayesinde ülkedeki tüm çocuklar, her gece uykuya mutlu olarak dalarmış.
Herkes masalları sever. Bunu yüzyıllar boyu aktarılarak gelen efsane ve masallardan görebiliyoruz. Eğer birilerini bu hikayeleri dinlemeyi sevmeseydi anlatanlar bir daha anlatmaz, dilden dile nesilden nesle aktarılamazdı. Peki masalları neden seviyoruz? Masallar var olduğu toplumun ve zamanın izlerini taşır. Genellikle kahramanlık, mücadele, kötülerle savaşma ve aşk gibi konuları ele alır. Fakat bu konuları ele alırken destanlardan farklı olarak olağanüstü, büyüleyici ve sihirli unsurlara yer verilir masallarda. Ve mutlaka mutlu sonla biter. Tüm bu özellikleriyle masallar dinleyiciye umut verir. Masala başlandığı anda artık farklı bir dünyadadır. İçinde bulunduğu zamanın stres ve kaygılarından uzaklaşır.
Masalın çocuklar için olumlu etkileri biz yetişkinlere olduğundan daha fazladır. Masallar birden fazla gelişim alanını destekler. Doğrudan dil gelişimini desteklerken; çocuğun kelime hazinesini genişletir, iletişim becerilerini destekler. Yapılan bir araştırmada erken yaşta yabancı dil öğretiminde masal kullanımının çocukların dil gelişimini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Daha dikkat çekici ve eğlenceli olması nedeniyle daha etkili bir öğrenme yoludur. Bununla birlikte masal dinleyen çocukların yabancı bir dil öğrenmeye yatkınlığı artmaktadır. Masallar aynı zamanda erken okuryazarlık becerilerin oluşumu için mükemmel bir araçtır. Problem çözme, neden-sonuç ilişkisi kurma, sorunların farkına varma, hatırlama, yeniden kullanma gibi bilişsel becerilerin gelişmesini sağlar. Duyguları tanıyarak ifade etmeyi öğrenir. Masallar toplumsal kurallar hakkında da bize yol gösterici olabilir; iyi ahlaklı olmayı aşılayarak sosyal duygusal gelişimi destekler.
Masallar aynı zamanda stres ve kaygıyı azaltarak, bunlarla nasıl baş edileceğini öğretir. Korkulara daha anlamlı ve gerçekçi yaklaşarak korkuları basitleştirir. Empati yeteneğinin gelişmesini destekler. Masallar tüm bunların yanı sıra merak duygusunu besleyerek daha yaratıcı bir birey olmasını sağlar. Hayal gücü gelişen çocuklar hayatta karşılaştığı sorunlara daha yaratıcı çözümler üretebilmektedir.
Masalların yararlarından bahsettik fakat her masal çocuklar için uygun olmayabilir. Klasik bilenen masalların birçoğu maalesef cinsiyetçi ve korkutucu içeriklerle dolu. Bu nedenle çocuğunuzun yaş ve gelişim düzeyine uygun masal kitapları seçmek oldukça önemlidir. Örneğin La Fontaine ve Grimm Kardeşler’in masalları klasik masallardan ilk akla gelenlerdir. Bu masallar genellikle 7 yaş ve üzeri çocuklar için daha uygundur.
Masalların farklı dünyalara kapılar açtığını, bizleri bu stresli günlerden bir süreliğine uzaklaştırdığını unutmayalım. Mutlu uyumak ve mutlu uyanmak için masalsız uyku kalmaması dileğiyle…
Minik bir öneri, Odeabank’ın Eşit Masallar’ına mutlaka bakın derim.



